En Çok Konuşan Papağan Türleri

Papağanlar taklit yetenekleri ile ün salmış özel bir kuş türüdür. Duydukları her sesi taklit edebilen papağanların bazı türlerinde taklit yeteneği o kadar gelişmişti ki, insan sesinden tutunda müzik sesine kadar her sesi  taklit edebilirler.

Bazı papağan türleri zekalarıyla, bazıları da konuşma yetenekleri ile öne çıkar. Bu yazımızda sizlere sırasıyla en çok konuşan papağan türlerinden bahsedeceğiz;

 En Çok Konuşan Papağan Türleri

amazon-papagani1Amazon Papağanları

Amazon papağanı, kafes ortamında uzun yıllar yaşayabilir. Konuşma ve taklit konusunda en yetenekli papağan türüdür. Amazon papağanları taklit konusunda iyi oldukları kadar çok sayıda kelimeyi de bir arada kullanabilirler. Bu özellikleri ile öne çıkan tek papağan türüdür. Boyları yaklaşık 30 – 34 cm, ömürleri ise yaklaşık 40 yıldır. Renkleri ile birkaç farklı çeşidi vardır, onlarında genel özellikleri aynıdır.

lori2Lori (geveze lori)

Konuşma yeteneği ile öne çıkan bir papağandır. Gerçek anlamda kaç kelime konuşabildiği bilinmemektedir. Konuşmayı çok kolay öğrenir ve çıkardığı farklı seslerle dikkat çeker. Bu özelliği ile geveze sıfatı almış bir türdür. Lori papağanların en belirgin özelliği,  bir şarkıyı başından sonuna kadar söyleyebilecek yeteneğe sahip  olmalarıdır.

kakadu1Kakadu

Taklit yeteneği en fazla olan papağan türüdür. Duyduğu sesleri neredeyse birebir taklit etme becerisine sahiptir. Bir kedinin miyavlamasını tıpkı kedi gibi, köpeğin havlamasını tıpkı köpek gibi, hatta bir bebeğin ağlamasını bile tıpkı bir bebek gibi taklit edebilmesiyle özel bir yer tutar. Ayrıca en uzun süre yaşayan papağan türleri arasındadır.

jako1Jako

Jakolar evcil papağanlar arasında oldukça yaygın bir türdür. Çok kolay konuşabilirler, fakat sahiplerine alışma süreleri bir hayli uzundur. Ancak alışma dönemi sonunda konuşmaya başlarlar. Jakolar aynı zamanda çok zeki bir türdür, öyle ki soru algılayabilir ve cevap verebilirler.

muhabbetkusu1Muhabbet Kuşları

Papağan ailesinin en popüler ve en küçük türlerinden biri de muhabbet kuşlarıdır. Bu türler 80 kelimeye kadar konuşabilir. Konuşma yetenekleri oldukça iyidir fakat taklit konusunda pek yetenekli değillerdir. Eğitim verilmek istenirse yalnız beslenmesi tavsiye edilir.

sevda-papagani1Sevda (Cennet) Papağanları

Sevda papağanları, aşk kuşları olarak da bilinir. İsimleri, eşlerine çok bağlı olmalarından ileri gelir. Sevdalar eşlerinin yanından hiç ayrılmaz ve onlarla çok yakından ilgilenirler. Çift olarak beslenen cennet papağanları bu yüzden çok zor eğitilirler. Ancak yalnız beslendiklerinde eğitimleri oldukça kolaydır. Yalnız beslenen sevdalar sahiplerine çok bağlıdır ve çok ilgi isterler.

ara2Ara Papağanı

Papağan ailesinin en büyük türlerindendir. Sayıları oldukça azalan ve nesli tükenmeye yüz tutan bu türün sesi, insan sesine yakındır ve bu nedenle konuştukları çok net anlaşılabilir. Ara papağanı çok nadir bulunur, dolayısıyla hakkında çok fazla bilgi yoktur. Taklit yeteneği zayıf, fakat konuşma yetisi güçlü olan bir türdür.

sultan-papagani3Sultan Papağanı

Sultanlar, evcil olarak en çok beslenen papağan türleri arasında başta gelir. Taklit etme yeteneği oldukça gelişmiş bir tür olan Sultanlar, sahiplerinin ıslık melodilerini taklit edebilirler. Konuşma yeteneği zayıf olsa da taklitçi bir tür olmaları nedeniyle ısrarcı bir eğitimle  konuşmaları mümkündür.

En Zeki Papağan Türleri

Papağanlar, son derece zeki hayvanlar olarak bilinir. Bu üstün özelliklerinin en büyük göstergesi de hem mükemmel taklit yetenekleri, hemde konuşma yetilerine sahip olmalarından ileri gelir. Bu anlamda pek çok papağan türü vardır  ve her papağan türünün birbirinden farklı özellikleri mevcuttur.

Her papağan türünün kendi içinde oldukça zeki olduğunu söylemek mümkündür. Fakat birbirlerine göre bazı üstünlükleri de söz konusudur. Bu yazımızda sizlere en zeki papağan türlerinden ve bu papağanların belli başlı özelliklerinden bahsedeceğiz;

Afrika Gri (Jako) Papağanı

Bu papağan Afrika Gri veya Jako papağanı olarak bilinmektedir.  Jako papağanın en belirgin özelliği, tüylerinin büyük bir kısmının gri renkte oluşudur. Kuyruk kısımları  kırmızı renkte olan jakolar, yaklaşık olarak 30-35 cm boya ulaşabilirler. Biline en zeki papağan türü olarak öne çıkan jakolar hem konuşma özellikleri hem de taklit yetenekleri ile üst seviyede bir türdür.  Özellikle konuşma yeteneği oldukça gelişmiş olan jako papağanlar,  yüzlerce kelimeyi öğrenebilir, zaman içinde sorulara mantıklı cevaplar verebilir. Jakoların kongo ve Timneh Jakosu adı ile bilinen alt türleri vardır. Ortalama yaşam süreleri ise 80-90 yıl arasında değişir.

Resim: Jako papağanı

jako papagani

Amazon Papağanı

Kökenli Amerika kıtasına ait bir papağan türüdür. Amazon papağanı, hem taklit özellikleri, hemde konuşma yetileri ile öne çıkar. Pek çok alt türü olan Amazonların,  pek çok farklı renklerde ve şekillerde görmek mümkündür. Amazonlarda öne çıkan bir tür olan Sarı Enseli Amazon, diğer alt türler arasında zekası ile dikkat çeken ve tercih edilen bir türdür. Bunun dışında onlarca farklı alt türü olan Amazonlar yaklaşık olarak 35-40 cm boya ulaşabilirler. Yaşam süreleri ise 90-100 yıl arasındadır.

Resim: Sarı enseli amazon papağanı

Sarı Enseli Amazon Papağanı

Eclectus (Kilise) Papağanı

Kökeni Güney Pasifik bölgelerine dayanan Eclectus Papağanı, yaklaşık olarak 30-35 cm boya ulaşır, bunun yanı sıra Eclectus papağanlarının 10 tane alt türü bulunmaktadır. En önemli  özelliği konuşma ve taklit yeteneğine sahip olmasıdır. Bu konuda en gelişmiş papağan türlerinden biri olan Eclectus Papağanı, kelime ve cümle öğrenmek konusunda oldukça iyidir. Öyle ki  iyi bir eğitim ile rahatlıkla şarkı söyleyebilirler.

Resim: Eclectus(Kilise) papağanı

Kilise Papağanı

İskender Papağanı

Kökeni Hindistan olarak bilinen özel bir papağan türüdür. Zekası çok üst seviyede olan İskender Papağan, aynı zamanda insanlar ile bir arada yaşamayı çok sever. Konuşma ve taklit yeteneği ile son derece gelişmiş bir papağan türüdür. Konuşurken ortaya çıkardığı tonlamalar ile ilgi kazanmıştır. Boyları 50 cm’ye kadar ulaşabilmektedir.

Resim: İskender papağanı

İskender Papağanı

Monk Papağanı

Bu papağan bazı bölgelerde Quaker Papağan olarak ta bilinmektedir. Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika’da daha çok bulunur. Konuşma yetileri oldukça gelişmiş olan Monk Papağanı, insan sesini tonları ile birebir rahatlıkla taklit edebilirler. Yaşamları boyunca ortalama 25-30 cm boya ulaşırlar.

Resim: Monk papağanları

Monk Papağanı

Muhabbet Kuşları

Papağan sınıfının en popüler kuşlarından biri de Muhabbet kuşlarıdır. Kökenleri Avustralya kıtasıdır. Doğal yaşam alanlarındaki  asıl rengi yeşil olan bu türün evlerde beslenen türlerinin pek çok rengi ve boyutu vardır. Yaşamları boyunca yaklaşık olarak 16-20 cm boya ulaşırlar. Konuşma yetenekleriyle birlikte taklit yetenekleri de vardır. Zaman içinde iyi bir eğitim ile karşılıklı diyalog halinde konuşan bir türdür.

Resim: Muhabbet kuşu

Muhabbet Kuşu

Kakadu Papağanları

Kakadu papağanı, pek çok alt türü olan bir papağan türüdür. Taklit yetenekleri üst düzeyde olan oldukça gelişmiş ve zeki bir papağan türüdür. Konuşma yeteneklerinin çok fazla geliştiği söylemez fakat  etkin bir eğitim ile pek çok kelimeyi öğrenebilmektedir.

Resim: Kakadu papağanı

Kakadu Papağanı

 

Jako Papağanlarda Vücut Dili Nasıldır?

Papağanların davranışlarının önceden tahmin edilebilmesi, istenmeyen olayların engellenmesi ve papağanın sağlık durumunun tespiti anlamında oldukça önemlidir. Bu anlamda papağanların vücut dilini anlamak ve ona göre tavır almak gereklidir. Jakoların yaptıkları hareketleri ve önceden vermiş oldukları işaretlerin iyi anlaşılması, onlarla kurulacak doğru iletişimde son derece önemlidir. İşte bu yüzden sizlere, jako papağanınızı iyi tanımanızı sağlayacak ve bu anlamda sizlere rehber olabilecek bilgiler aktaracağız;

Agresiflik Hali

  •  Bütün vücuttaki tüyleri kabartma hali (daha iri ve daha tehlikeli görünme çabasıdır)
  • Tek ayağı öne doğru kaldırma hali
  • Göz irislerini sürekli açıp kapatmak
  • Tepeli tür papağanların tepesini kabartmak ( bu durum aynı zamanda heyecanın da belirtisidir)
  • Gagayı birbirine vurmak sretiyle sert bir çıt sesi çıkartmak
  • Daha çok amazon türlerinde görülen, kuyruk tüylerini yelpaze gibi açmak
  • Kanatları yarım veya tam olarak açmak
  • Gagayı hafif aralı tutmak
  • Göz bebeğini kısık tutmak
  • Sırt üstü yere yatmak (bazı türlerde öleceğini düşünerek alacağı son şekildir, bu durumda kuş hayatı pahasına kendisini savunacağından son derece dikkatli olmak gerekmektedir)
  • Kafayı aşağı doğru eğerek yan bakmak ve hırlamak

Korku Hali

  • Boynu yukarıya doğru uzatma hali
  • Sırt üstü yere yatmak (bazı türlerin öleceğini düşünerek yaptığı bir harekettir, bu durumda kuş hayatı pahasına kendisini savunacağından dikkatli olmakta fayda vardır)
  • Hırlamak, bazı durumlarda çok evcil papağanlar dahi korkunca hırlayabilir.

Uyku Hali

  • Özellikle yanak tüylerini kabartma  hali
  • Tek ayak üzerinde durmak
  • Çok derin bir uyku olacaksa kafayı kanadın altına almak
  • Alt gagayı üst gagaya sürterek gırç, gırç şeklinde ses çıkartmak ( Pek çok papağan türü öğle saatlerinde uyuyabilir, bu çok normaldir ve  hastalık belirtisi olarak düşünülmemelidir.)
  • Hastalık Hali
  • Tüm tüyleri kabartma hali
  • Devamlı olarak tek ayak üzerinde uyumak
  • Duyarsız ve dikkatsiz bir duruş sergilemek
  • Kafes tabanında zaman geçirmek
  • Sürekli uyumak
  • Kafayı sürekli kanadın arasında tutmak
  • Yemlik kısmında  yem yiyormuş gibi kabarık durmak.
  • Yanına yaklaşınca tepkisiz kalmak
  • İlgi istediğinde
  • Tek bir ıslık çalmak, bir süre sonra sonra tekrarlayarak tepki beklemek
  • Kafa kısmındaki tüyleri kabartarak kafes kenarına gelmek
  • Kendi ismini tekrar etmek
  • Kafesteki oyuncaklar ve yemliklerle oynamak
  • Normal durumda
  • Etrafta olan bitene ilgi göstermek.
  • Kafesin içerisinde tur atarak gezmek.
  • Sık sık kanat çırpmak.
  • Normal şekilde yem yemek.
  • Tüylerini düzeltmek.
  • Tünek üzerinde kendi kendine sesler çıkarmak ve gelen seslere tepki vermek.

Jako Papağanların Tüy Yolma Sebepleri ve Çözümü?

Pagağan besleyenlerin en çok şikayet ettiği konuların başında tüy yolma sorunu gelir. Tüy yolma problemi en çok Kongo jakolarda, ara papağanlarında ve kakadu türlerinde görülen bir sorundur. Tüy yolma probleminin en belirgin sebeplerinin başında, rahatsızlık,  dengesiz beslenme ve psikolojik etkenler gelir. Jakoların tüy yolmalarına etken olan diğer sebepler ise;

  • Karaciğer ve böbrek hastalıkları
  • Bakterial ve viral hastalıklar
  • Parazit ve mantar enfeksiyonları
  • Dengesiz beslenme ( A vitamini, calcium eksikliği)
  • Sigara dumanı
  • Uygun olmayan kanat kesimi
  • Hormonal dengesizlik
  • Yetersiz nem ve yetersiz gün ışığı
  • Hareketsiz dar, küçük kafes ve yaşam alanının değişmesi
  • Yeni ev yeni kafes üreme mevsimine girilmesi
  • Yetersiz uyku

Papağanlar aniden tüylerini yolmaya başlayabilirler. Daha çok strese bağlı durumlarda etkili olduğu görülen, bitter peak adı ile satılan ekşi tatlı spreyler kullanılabilir. Tadı nedeniyle papağan, spreyin kullanıldığı bu bölgelere kesinlikle dokunmaz. Ancak uygulanan bu yöntem de geçici olduğundan, sorunun ilerlemesi durumunda, farklı kafeslerde beslenmek şartıyla jakonun yanına kendi türünden veya farklı bir türden papağan alınması tavsiye edilmektedir.

Bu durumda orta-büyük boy papağanlar, ufak diğer papağanlara zarar vermeye meyilli olduklarından, iyi bir alıştırma yapılmalı ve her iki papağanı uzun müddet dışarıda ve kontrolsüz bir şekilde bırakılmamalıdır.

Jakolar oyun oynamayı çok severler, tüy yolumuna sebep olan etkenlerden biri de jakonun kafeste ilgisini çekecek herhangi bir oyuncağın olmayışıdır, bu anlamda dar kafesler jakonun hareket kabiliyetini engeller ve böylece jako da kafeste ilgisini çekecek başka bir nesne bulamadığından tüyleriyle oynamaya başlar.

Bu durumun önüne geçmek o kadar da zor değildir, öncelikle jakonun rahat edebileceği bir kafes tercih edilmeli ve dikkatini başka yöne çevirmek için kafesine ilgisini çekebilecek değişik aksesuarlar ve salıncak koymak gerekir. Bu şekilde papağan, dikkatini tüylerine değil de oyuncaklarına verir ve tüy yolma probleminden kurtulmuş olur.

Jakolarda cinsiyet nasıl anlaşılır?

Jakoların cinsiyet ayrımı bazı dış emarelerden tahmin edilse de %100 doğru sonuç için DNA testi veya endoskopi işlemi gerekmektedir. Ülkemizde henüz yapılamayan DNA testi için, jakonun birkaç adet göğüs tüyünün veya 2-3 adet kanat tüyünün postayla yurtdışına gönderilmesi ile bu işlem gerçekleşir. Testin maliyeti yaklaşık olarak 40-50 euro arasında değişmektedir.

Endoskopi işlemi ise, jakonun papağanın cinsiyetinin öğrenilmesinin yanı sıra, yaş ve üreme bilgilerinin (yaş, kısırlık, yumurtlama sayısı vb.) de öğrenilmesini sağladığından daha avantajlıdır. Ancak maalesef ülkemizde bu anlamda uzman veteriner hekimlerinin yetersizliği bu yöntemin kullanımını zorlaştıran bir sebep olarak karşımıza çıkıyor.

Dış emarelerle cinsiyet tahmini ise diğer işlemlere göre maliyetsiz bir işlemdir ve aşağıdaki şekilde yapılmaktadır;
Dişi jakoların özellikle 4-5 cm’ye kadar olan kuyruk tüylerinin uç kısmında dikkatli bakıldığında farkedilen gümüş bir renk vardır, ancak erkek jakoların kuyrukları tamamen kırmızıdır.  Erkek jakoların yanakğında bulunan renkli kavun içi kısım daha parlaktır, bunun yanı sıra kanatlarında siyah bir bant bulunmaktadır. Gri papağanlarda ise durum biraz farklıdır, zira cinsiyet tayini gözle yapılamaz. Cinsiyet ayrımı DNA testi veya endoskopik inceleme sonucunda yapılabilir.

Erkek Jako Papağan  Erkek jakolar genellikle daha büyüktür, boyları 12-14 cm olarak bilinir. Boyunları dişilere göre daha incedir ve kafaları da dişilere göre daha küçüktür. Bedenleri ovalimsi bir görüntü çizer, kuyruk renkleri ise tamamen kırmızıdır. Alt tüyleri dişilere nazaran daha koyu ve gridir. Ayrıca sivri göz yamaları vardır.

Dişi Jako Papağan Dişi Jako Papağanlar erkeklere oranla daha küçüktürler ve genelde boyları 12 – 14 cm olarak bilinir. Bununla birlikte boyunları daha uzundur ve kafaları daha büyüktür. Dişi Jakoların en belirgin özelliği vücutlarının elips ve ince  olmasından ileri gelir. Kuyruk tüyleri kırmızıdır ve arasında hafif gri tonlar mevcuttur, alt tüyleri ise daha açık gri tondadır. Dişi Jakoların yuvarlak göz yamaları vardır.

Kafesteki papağanlardan yavru alabilmek hemen hemen imkansızdır. Jakoların eş seçimi oldukça zordur. Eş seçebilmeleri için en az 15-20’lik gruplar gereklidir. Pek çok gri papağanın tek eşli olduğu bilinir. Jakolar için Eylül-Temmuz ayları çiftleşmeleri için en ideal zamandır. Kuluçka süreleri 30 gün olarak bilinir ve yaklaşık 3-5 yumurta yaparlar. Bu dönemde erkek papağan kuluçkadaki dişiyi besler. Bununla birlikte yavrulara anne ve baba kuş birlikte büyütürler.

 

Jako Papağan Yemi Nasıl Olmalıdır?

Jako papağanların sağlıklı gelişimi için oldukça faydalı olan ve piyasada kolaylıkla bulunan Witte Molen, Dr. Sacchi, Bonnie, Champions, Vitakraft vb. markaların üretmiş olduğu papağan yemi karışımları jako papağanlar için oldukça uygundur ve kullanılabilir. Benzer bir yem, açıkta satılan tohumların karıştırılması ile de hazırlanabilir, ancak burada önemli olan, malzemelerin temiz ve tozdan arındırılmış olması gerekir. Örnek bir yem karışımı ise şu şekilde olmalıdır,
%65 siyah –beyaz ay çekirdeği
%3 buğday
%9 yulaf
%5 mısır(yumuşak)
%3 kenevir
%5 kabuklu fıstık
%3 burçak
%3 pirinç
%4 aspir
Hazırlamış olduğunuz yem, bir kez sabah bir kez de akşam olmak üzere günde iki kez yenilenmelidir.

Jako papağanlar için uygun olan ek besinlerden bahsedecek olursak bunları, fındık, yer fıstığı, ceviz, badem olarak sıralayabiliriz, tabi ki bu besinler aşırıya kaçmamak kaydıyla verilebilir. Bazı kuru yemişler de ve özellikle yer fıstığında bir tür küf bulunabileceğinden kaliteli ve markalı ürünlerin tercih edilmesi jakonun sağlığı için önemlidir. Çok iyi haşlanmış bir yumurtanın çeyreği haftada bir kez, çok az miktarda iyi pişmiş tavuk veya balık eti ise 3-4 haftada bir olmak üzere verilebilir. Ayrıca az miktarda haşlanmış ve yağsız makarna da verilebilir. Çok az miktarda tuzsuz ve az yağlı beyaz peynir de çok ender olmak kaydıyla verilebilir.

Papağanlar için aşırı şekerli, tuzlu, küflü, bayat ve kavrulmuş tohumlardan kaçınılması gerekir. Ayrıca avokado, yağlı gıdalar, her tür alkol ve gazlı içecekler, hazır meyve suları, meyvelerin çekirdekleri, maydanoz yaprakları(sap kısımları verilebilir), hurma (cennet meyvesi), soğan, mantar ve patlıcan kesinlikle verilmemelidir.

Jako papağanların içme suyu ise, oda ısısında ve mümkünse dinlendirilmiş olarak verilmeli ve günde 1 kez yenilenmelidir.

Jako Papağanlarda En Sık Karşılaşılan Hastalıklar Nelerdir?

Soğuk algınlığı enfeksiyonları — Mevsimsel  ısı değişimleri, cereyanda kalmak en yaygın sebepleridir. Belirtileri ise nezle, hapşırık, hırıltılı, zor solunum ve burun akıntısı olarak kendini gösterir.
Newcastle hastalığı—Viral ve ölümcül olabilen bir hastalık türüdür. Hastalık çiğ yumurta kabuğundan yada serçe dışkısından bulaşabilir. Belirtileri ise, iştahsızlık, ateş, solunum zorluğu, ishal, başın ters yöne dönmesi, denge kaybı, göz kapaklarında iltihaplanma, kramplar ve kendi çevresinde dönme bu hastalığın belirtileri arasında olabilir.
Psittacose—   Bakteriye başlı gelişen ve insana da bulaşabilen bir hastalık türüdür. Son 20 yılda yaygınlaşan bu hastalıkta  bakteri, kuşun burun bölgesine, doku ve tüylerinin içine yerleşir. Kuşlarda iştahsızlık, hareketsizlik, uyku hali gibi belirtiler görülür. Burun salgıları ve tüylerdeki bakterileri soluma ile insana da geçebilir. Ancak gagalama ve ısırma yolu ile bulaşma ihtimali düşüktür. İnsanda üst solunum yollarından kan yolu ile tüm dokulara yayılır. Kuluçka devresi 7-14 gün arasında değişen hastalığın insanlardaki en büyük belirtileri,  yüksek ateş, titreme, baş ağrısı, kuru öksürük, solunum güçlüğü, boyun ağrısı, farenjit, boyun lenflerinde şişmedir. Her 4 hastadan birinde ise burun kanaması yada kas ağrısı görülür. Hastaların %70 inde dalak büyür. Ayrıca, menenjit hastalığı ile karıştırılabilir.
Mide enfeksiyonları—Bakterilerin sebep olduğu bir tür hastalıktır. Jakonuz günlük gıdasını almasına rağmen kilo kaybı yaşar ve dışkısında sindirilmemiş gıdalar görülür. Kusma ve ishal bir diğer belirtilerdir. Bunun yanı sıra dışkıda sarı renk, karaciğer bozukluğu,  dışkıda kan,  zehirlenme, ishal, üşütme, stres ve yanlış beslenme diğer belirtileridir.
Kabızlık, hareketsizlik ve yanlış beslenme başlıca sebepleridir. Bu durumda taneli bitki, taze meyve ve yeşillik oranlarını arttırmak faydalı olacaktır. Kabızlık devam ederse ilaç tedavisi yapılmalıdır.
Küf-mantar hastalığı—Birtakım küf ve mantarların jakonun burun deliklerine yerleşmesi ile oluşan bu hastalık zaman  içinde burun deliklerini tahrip eder ve hayvanın burun delikleri büyür. A vitamin eksikliği hastalığın ortaya çıkmasında etkilidir. Başlıca belirtileri, burun akıntısı, burun deliklerinde kaşınma ve şişlik olarak gözlenir. Bu durumda veteriner hekiminiz gerekli tedaviyi uygulayacaktır.
Ayak-göz-gaga mantarları—Bu hastalık daha çok iyi temizlenip dezenfekte edilmeyen kafeslerde yaşayan jakolarda görülür.  Temizlenmeyen kafeste zaman içinde bir takım mantarlar üreyebilir.  Hastalığın başlıca belirtileri, gaganın pürüzlü bir hal alması, ayaklarda ve gözde pullanma ve matlaşma olarak gözlenir..
Kafes bitleri—Bunlar küçük kırmızı dış parazitler olarak  bilinir. Dikkatli bakıldığında görülürler. Bu durumda kafesin ve kuşun komple uygun ilaçlarla temizlenmesi şarttır.
Gaga üstü uyuz hastalığı—Uyuz böceği kuşun gagasının üstündeki deriye yerleşir ve burun üzerindeki ete ve göz kapaklarına kadar yayılır. Kuş bu bölgeleri sürekli olarak kaşır.
Kursak iltihabı—Bozuk yem ve kirli içme suyunun sebep olduğu bir hastalıktır. Belirtileri ise, kuşta boğulma durumu, kusma ve baştaki tüylerin birbirine yapışması olarak gözlemlenir.

Jako Papağanlarda Görülen Hastalıklar

Jako papğanların hastalık durumları oldukça kritiktir. Böyle bir durumda yapılması gereken öncelikle, jako papağanının vücut ısısının yükseltilmesi ve vücuda oksijen verilmesidir. Sonrasında  hasta jakonuzu veterinere götürme esnasında stres faktörlerini ortadan kaldırmanız ve soğukkanlı olamanız gerekmektedir, bunun için jakonuzun üzerinin örtülerek götürülmesi ve onu sakinleştirecek işlemler uygulanabilir.

Hasta  bir jako papağanda görülen belirtiler şunlardır; zayıflama, iştahsızlık, ilgisizlik, tüylerini kabartıp başını tüylerin arasına sokma, tüy yolma, hareket etmeme, ishal, burun akıntısı ve solunum problemleridir.

Veteriner kliniklerinde jakonun tedavisine başlamadan önce hayvanın gözlemlenmesi gerekir. Bu anlamda prosür işlemler daha sonra yapılmalıdır. Sahibiyle mümkün olduğunda temas sağlanmalıdır. Testler, dijital kilo ölçümü ve klinik bilgi alımı gibi işlemler sonraya bırakılmalıdır. Ardından jako papağanın tıbbi geçmişi alınmalıdır. Jako papağanların hava keseleri vardır ve gaga, orofarinks veya glottis ve zor bir havayolu kurmak için ciddi bir hasar varsa, bir hava kesesi kanüle edilebilir ve jakonun güvenli ve kolay bir tüp aracılığıyla nefes alması sağlanır.

Jako papağandaki susuzluk oranı hızlı bir şekilde saptanmalı ve acil olarak takviye edilmelidir. Bunun yanında hasta jakolarda, ısıyla beraber nemi kontrol etmekte çok önemlidir, bu yüzden yoğun bakım kullanımı şarttır. Hasta bebek jakolarda, ağız yerine parenteral iğneler yardımıyla  ilaçların vücuda verilmesi daha etkili bir tedavi imkanı sağlamaktadır. Tedavi aşamasında her gün tartımın yapılması son derece önemlidir, bu işlem tüp beslemesinden önce ve sonra olmak üzere iki aşamalı olarak yapılmalıdır.

Acil kanaması olan jakolarda ilk yapılması gereken,  20 dk basınçlı bandaj uygulaması ya da elektrokoter uygulaması olmalıdır. Kapsamlı bir veteriner kliniğinde jakolar için ultrasonografi, radyoloji(röntgen), yoğun bakım küvözleri oksijenli, kan tahlili, dışkı protozon , parazit tahlilleri, kültür antibioğram testleri, damar içi vena içi havadan ilaç verme tedavisi, ısıtma, nemlendirmeli tedavi , fizik tedavi işlemleri, kırık operasyonları(cerrahi)(vidalama, atel uygulamaları, amputasyon, pin uygulama vs ), kimyasal analizler , diğital tartı, besleme tüpleri yerleştirerek besleme, videoteskopla endoskopi ve uv ışıklı tarama işlemleri yapılmaktadır.

Papağan Yemi Nasıl Hazırlanır?

Papağanlar hangi yemleri sever? Evde hazırlayabileceğiniz papağan yemleri?Evet tahmin edeceğiniz  gibi bu yazımızda sizlere,  bu  sorulara cevap niteliği taşıyan bilgiler vereceğiz.

Papağanların beslenmesi, onların sağlıklı bir yaşam sürmesi açısından son derece önemlidir ve özen gerektirir.  Bu anlamda papağanların seveceği ve evde hazırlayabileceğiniz son derece ekonomik ve  kolay bir şekilde papağan yemi hazırlamak mümkündür. Aşağıda geçen malzemeler, herhangi bir papağanın ihtiyacı olan besinlerin neredeyse tamamını karşılar. Bu ürünler paket halinde satılan hazır yemlerin içerisinde de bulunur. Fakat bu malzemeleri evde hazırlamak sizler için çok daha kolay ve ekonomik olacaktır. İşte evinizin rahatlığında hazırlayabileceğiniz, papağanın beslenmesi ve sağlığı için oldukça gerekli olan, kapsamlı bir papağan yemi için malzemeler;

Mısır
Burçak
Pirinç
Fıstık (kabuklu)
Ayçekirdeği
Buğday
Yulaf
Fındık
Kuru meyveler (kuru kayısı, kuru üzüm vs.)
Kabak çekirdeği (isteğe bağlı)
Kenevir (isteğe bağlı)
Darı (isteğe bağlı)

Tüm bu malzemeleri büyük bir kabın içerisine alın ve iyice karıştırarak papağanınıza her gün azar azar verebilirsiniz. Papağanlar seçici davrandıklarından besinlerden yeterli vitamini alamayabilirler. Bu açığı kapatmak ve papağanın diğer vitamin ihtiyacını karşılamak için ise veteriner bir hekimden yada veteriner ilaçları satan bir mağazadan temin edebileceğiniz vitamin damlaları yada vitamin tozu kullanabilirsiniz. Bu oran küçük tür papağanlarda 1 fiske, orta boy büyüklüğünde mercimek kadar, büyük papağanlarda ise iki mercimek büyüklüğünde haftada 1 kez suyuna ilave edilerek verilebilir.  Papağanlarda ki  su tüketimi, genellikle yem tüketimini takiben gerçekleşir.

Yukarıda yer alan kuru gıdaların yanı sıra, aşırıya kaçmadan havuç, elma, incir, çilek, şeftali, brokoli, bezelye ve marul  gibi taze sebze ve meyvelerle beslenmeleri takviye edilebilir. Çikolata ve benzeri gıdalar,  yağlı, tuzlu ve baharatlı gıdalar papağanınız için oldukça zararlı besinlerdir ve kesinlikle verilmemesi gerekir.

 

Papağanlar Hakkında Bilgi

Dünyanın en renkli hayvanlarından biri olan papağanlar, sıcak iklim hayvanıdır. Birbirinden canlı ve özel renklere sahip papağanların, evcil hayvan olarak beslenmesi 3.000 yıldan fazla bir süreye yayılmıştır. Pek çok rengi bulunan papağanların yaşam alanları ağaçlardır.

Bazı papağanların böcek türleri ile beslendiği bilinse de papağanlar, genellikle vejetaryendir. Bu anlamda papağanların en sevdiği besinler arasında tomurcuk, çiçek, meyve ve tohumlar başta gelir. Yumurtaları beyaz renkte olan papağanlar genelde tek eşli bir yaşam sürerler. Çiftleşme döneminde 2 ila 8  yumurta yaparlar. Kuluçka dönemleri 17-35 gün arasında değişir.

En çok tercih edilen papağan türleri arasında muhabbet kuşu ve sultan papağanı gelir, bu türler en popüler evcil hayvanlar arasındadır.

Papağanların en bilinen özelliği taklit etme yetisine sahip olmalarıdır. Duydukları her sesi taklit edebilen papağanların bu özelliği her papağan için geçerli değildir.  Bu anlamda sadece bazı papağanlar,  duydukları sesi iyi bir şekilde taklit edebilir.  Papağanların bu yeteneğini geliştirmek mümkündür, bunun için papağanın henüz yavruyken eğitilmesi çok önemlidir.

Papağanlar doğal ortamda söylenenleri tekrar etmezler.  Sadece kafeste beslenen papağanlar güçlü hafızaları sayesinde kelimeleri tekrar edebilir yada konuşabilirler.

Yaklaşık 372 papağan türü vardır. Bunlardan biri  olan kakadu papağanları, kafalarındaki tüyleri hareket ettirmeleriyle bilinen özel bir türdür. Sadece kakadu papağanının da 21 farklı türü vardır.  Bu anlamda özel bir  tür olan kakadu papağanlar genelde siyah, gri ve beyaz tüyleri ile öne çıkarlar.

Dünyanın en büyük papağan türü, kakapo papağanı olarak bilinir. Kakapo papağanı uçamayan bir türdür ve son yıllarda maalesef nesli tükenme tehlikesi altındadır.

Bir başka tür olan kea papağanı son derece zeki bir papağan türüdür. Papağanlar genelde sıcak iklimde yaşamayı severken, kea papağanı soğuk iklimde yaşamayı ve dağları tercih eder.